Türk İdareciler Derneği tarafından meslektaş eşleri arasında yapılan anı yarışmasında eski Bulanık Kaymakamı merhum Mehmet Aydın’ın eşi Derya Aydın ‘Karla Başlayan Ebedi İstirahat’ adlı anısıyla ödüle layık görüldü.
Bulanık İlçe Kaymakamlığı’na atandıktan kısa bir süre sonra kalp krizi geçirerek hayatını kaybeden Mehmet Aydın’ın eşi Derya Aydın ödüllendirildi. Yarışmaya ‘Karla Başlayan Ebedi İstirahat’ adlı anısıyla katılan Derya Aydın, anıda mesleğinin başında altıncı sınıf ilçede görev yaparken kalp krizi sonucu hayatını kaybeden bir kaymakamın eşinin bu olay etrafında kaymakamlık mesleğine, atama ve yer değiştirme dönemlerine, ilçelerdeki iş yoğunluğuna, vali kaymakam ilişkilerine ilişkin gözlem ve değerlendirmeleri yer alıyor. Ayrıca bir kaymakamla evlenmenin ne demek olduğu, ilçelerde dengeleri bozmadan taşları yerine oturtmanın zorlukları, kaymakamların küçük ilçelerdeki hizmet çabaları, ilçede gerçekleşen hizmetler karşısında kaymakamın coşku, heyecan ve sevinci güzel tasvirlerle anlatılıyor.
Anıda ilçede yürütülen köy yolu yapım çalışmaları sebebiyle hafta sonları evine, çocuğuna yeterince zaman ayıramayan ve eşine 'Bekle kar düşsün yere biraz dinleneceğim söz' diyen kaymakamın bir başka ilçeye tayini, ilçeye yılın ilk karının düştüğü gün hayatını kaybetmesi, eşinin de kar yağmasını sabırsızlıkla beklerken eşinin ebediyete uğurlanması anlatılmış.
Ölüme Gideceğini Hissetmiş
Anıda eşinin Erzurum’un Çat ilçesine atanmasını detaylarıyla yazan Derya Aydın, eşinin Bulanık ilçesine atanmasıyla ilgili ilginç bir ayrıntı paylaştı. Eşinin Bulanık’taki yeni görevine başlamadan önce tüm akrabalarından helallik istediğini belirten Aydın anısında; “Nihayet kararname yayınlanmıştı, aklımızın ucundan daha önce hiç geçmemiş bir ilçeye, Bulanık Kaymakamlığına atanmıştı eşim. Biliyordum ki, her ne kadar belli etmese de esasında çok buruktu, Çat’tan sonra Bulanık kendisini daha da yoracak, ağır gelecekti. Ben ise şaşkındım ve de üzgün. Memlekete bir-kaç saat daha uzaklaşmış olmanın hüznüydü bendeki. Ailemin yanında geçirdiğim 1 haftalık tatilden sonra yeni ilçemize gitmek üzere bizi almaya gelen eşim, 2 gün kalıp ‘akrabalarla vedalaşıp helallik alacağım, gidip de dönmemek var’ dediğinde, ‘ölüme gitmiyoruz ya Mehmet, bayramı var, tatili var bunun, uzun yıllar görüşmeyecek değiliz elbette diye’ cevap vermiştim. O ise beni dinlemeyip tüm akrabalarını ziyaret edip vedalaşmış, helallik istemişti. Şimdi düşünüyorum da, ne iyi yapmış diyorum beni dinlememekle, sanki içine doğmuş onları bir daha göremeyeceği, birkaç gün sonra hepsini mezarının başında gözü yaşlı ve çaresiz bırakacağı” belirtti.
Bulanık’ta sadece 3 gün görev yapan eşinin çok üzüntülü olduğunu ifade eden Aydın anısında şunları kaydetti; “Yeni ilçemize uzunca bir yolculuktan sonra akşam 10.00-11.00 civarında ulaşmıştık. Gecenin zifiri karanlığında ilçeyi hiç göremeden girdik lojmanımıza. Ertesi gün eşim okula yeni başlayan bir çocuğun heyecanı ve hevesi ile en sevdiği takım elbisesini giyerek çıktı kapıdan ve arkasını dönüp bana 'Bu gün biraz sert takılayım da, Bulanık!a deli bir kaymakam gelmiş gelmez olaydı desinler' diyerek kahkaha ile indi merdivenlerden. Akşam eve döndüğünde ise kahkahasından eser dahi kalmamıştı. İlk günü ile alakalı tek yorumu 'Anladığım kadarıyla burası biraz sıkıntılı bir ilçe Derya Allah yardımcımız olsun' oldu. İkinci gün ise inanılmaz bir yağmur vardı ilçede, her tarafı yağmur seli sarmıştı, bu yoğun yağıştan dolayı bir kaç muhtar ile tartışma yaşadığını ve bu duruma çok üzüldüğünü sonradan öğrendim bir arkadaşından. Olumsuz geçen böyle bir günden sonra daha da çökmüş döndü eve onu hiç bu kadar çökmüş ve çaresiz görmemiştim. İlçede 3. günümüzdü, ikimizin de üzerinde alışık olmadığımız, mutsuzluk, huzursuzluk ve umutsuzluk karışımı enteresan bir ruh hali vardı. Ölüm sessizliği dedikleri bu olsa gerekti. Belki de üzerindeki bu olumsuz ruh halini biraz olsun dağıtmak, neşelenmek için salonda top koşturan oğlumuza eşlik etmek üzere kalktı eşim yerinden. Baba ile oğlun ilk ve son maçı idi, benim ise onları beraber gördüğüm son kare. Yarına babasız uyanacağını nereden bilecekti yavrum, sıcacık yatağında melekler gibi uyurken babasının Bulanık Devlet Hastanesi morgunda sabahı edeceğini bilse. Bilse ne olurdu ki?. Anlayabilir miydi ölümün ne olduğunu o minicik yavru. Kelime hazinesi anne ve babadan ibaretken üçüncü kelimesi 'öldü' oldu. Baba öldü.”
Derya Aydın, ödülünü Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın elinden aldı.