HZ. HÜSEYİN KİMDİR
Hz. İmam Hüseyin, hicret’in üçüncü yılı şaban ayının 3. günü Medine’de doğdu. Babası Hz. Ali’dir.Dedesi İslam dinin peygamberi Hz. Muhammed Mustafa’dır.İmam Hüseyin’in altı erkek, iki kız çocuğu olmuş ve soyu İmam Zeynel Abidin Ali’den yürümüştür.
İmam Hüseyin, kardeşi İmam Hasan’ın Muaviye’ye biatına ve onunla uzlaşmasına baştan beri karşı çıktı.Kardeşi İmam Hasan’a bu davranışının sebebini sorduğunda ise; Hasan: kendi yüzünden kan dökülmesini istemediği için böyle davrandığını söylemiştir.Ancak Muaviya’nın ölümünden sonra yerine oğlu Yezit’i halife olarak bırakması, islamiyete, saray saltanat ilişkisi kurulmuş oldu.Muaviya halk üzerinde o kadar ağır bir baskı kurmuştu ki Cuma günleri kılınan Cuma namazını Çarşamba gününe aldırdığı halde halktan kimsenin sesi çıkmadı.Bir tarafta zevk saray içinde yaşayan ve zülm yapan bir idare diğer taraftan da yoksulluk içerisinde yaşayan halk yığınları vardı.
Yezit, babası Muaviye’nin ölümünde sonra Medine valisi Utbe oğlu Velid’i de İmam Hz. Hüseyin’e göndererek kendisine biat etmesini istedi.Yezit, hiçbir gecikmeye meydan verilmemesini ve gerekirse Hz. Hüseyin’i hapsedilmesini istemişti.Medine Valisi Velid Hz. Hüseyin’i makamına çağırarak,Muaviye’nin öldüğünü, yerine oğlu Yezit’in geçtiğini ve kendisine Hüseyin’in biatını almakla görevlendirdiğini söyledi.
Hz. Hüseyin bu isteğe şiddetle karşı çıktı.Babası Muaviye’ye bile biat etmediğini,kardeşi hasan ile Muaviye arasındaki anlaşmayı hatırlattıktan sonra hilafiyet’in saltanat gibi babadan oğulla geçmemesi gerektiğini söyledi.Hz. Hüseyin: “ Ya Velit,haksızlık Muaviye döneminde ağaç gibi büyüyüp dal budak oldu.Muaviye halifeliği binbir hileyle ele geçirdi.Buda yetmezmiş gibi Yezit ordaya çıkıp hak iddia ediyor.Ben zalim soyuna biat edenlerden olmayacağım.Babamın hilafet adına hançerlendiğini,ağabeyimin hilafet adına zehirletildiğini hatırladıktan sonra vali konağını terk etti” gitti.
Hz. Hüseyin Küfe halkının isteği üzerine Küfe’ye gitmeye karar verdi.Amcası oğlu Müslim’i Küfe’ye gönderdi.Bu durumu öğrenen Yezit çılgına dönerek tedbir almaya başladı.İbni Ziyad’ı Küfe valiliğine gönderdi.Hz. Hüseyin Mekke’den,İbni Ziyad Basra’dan Küfe’ye doğru yola çıktılar.Küfe’ye önce giren Ziyad, şehirde korkunç bir terör estirerek yüzlerce kesilmiş insan başı sokakları doldurdu.Hz Hüseyin’e verilen biatları geri almazlarsa tümünü kılıçtan geçireceğini söyliyerek halkı sindirdi.Müslim yeni gelişmeleri Hz. Hüseyin’e bildirmeden öldürüldü.Ölüsü Küfe sokaklarında dolaştırdıktan sonra koparılan başını Yezit’e gönderdi.Hz Hüseyin böylece halk yerine Ziyad’ın ordusu komutanı Hür İbni Riyad karşıladı.Müslim’in acı durumunu Hüseyin Hür’den öğrendi.Hür’de Yezit’e biat etmesini istedi.Hz. Hüseyin’e “Ya teslim olup Küfe’ye götürüleceksiniz ya da hepiniz susuz bir yerde konaklayacaksınız” dedi.Hz. Hüseyin bu emirle zor bir durumda kalmıştı.Çünkü karşısında güçlü bir ordu,yanında ise kendisiyle yola çıkıp buraya kadar gelmiş çoluk-çocuklu 70-80 kişi vardı.Sonunda yanında gelenlere döndü ve şöyle dedi.”Beraberliğimiz buraya kadar olacak.Ben Yezid’e biat etmem. Benim yüzümden size zarar gelmesini de istemiyorum.Yalnız kalmaktan başka sizden bir isteğim yoktur.Ama Yezid’in başımı kopardığını duyarsanız biliniz ki o baş biatsızdır.”Bu konuşmaya rağmen yanındakilerin Hz. Hüseyin’den ayrılmamaları üzerine Yezid’in komutanı Hür,onları susuz bir yere yürüttü.Burası tarihe KERBELA adıyla geçecek yerdi.
Kerbela’da çöl ortasında aç ve susuz kalmış bir avuç insanın üstüne Yezid tarafından ordu üstüne ordu gönderildi.Takviye edilen yeni komutan Ömer İbni Saad idi. O da Hz. Hüseyin’e “Ya biat,ya savaş”dedi.Bir yanda sayıları binlerce ifade edilenYezid’in ordusu,bir yanda da susuz,yorgun,uğradıkları haksızlıkların acısı içinde bekleşen 70-80 kişi vardı.Hz. Ali’nin oğulları,imam Hasan’nın oğulları ve diğerleri…Yani Hz. Muhammad’in soyu,ehlibeyti.
İmam Hz. Hüseyin,Yezid’in ordusunun karşısında başında Hz. Muhammed’in sarığı, boynunda kılıcı, elinde ise babası Hz. Ali’den devraldığı sancakla çıktı.Hz. Hüseyin,Yezid’in ordusuna, bir insanın iktidarı ne kadar güçlü olursa olsun,inanmış insanların bu gücü kırabileceğini göstermek istiyordu.
Hz Hüseyin tek tek bütün komutanları yenince, bütün ordu üstüne sardı.Yüzlerce asker saldırıya geçti.Komutan Ömer uzaktan bağırıyordu.”Başını kesin…Başını kesin.”Simr adlı bir asker kanlar içinde kıvranmaktan olan Hz. Hüseyin’in başını gövdesinden ayırdı ve koşarak komutan Ömer ibni Saad’a götürdü.Ömer bu kesik başı eline alıp,” İşte Yezid’in önünde eğilmeyen Hüseyin’in başı.Allaha şükürler olsun ki görevimizi yerine getirdik.Allah bunu bize nasip etmiştir” dedikten sonra,Hz. Hüseyin’in kesik başı ile birlikte Yezid’in sarayına yola çıktı Yolda Hz.Hüseyin’in aile fertlerine büyük işkenceler edilerek yarı çıplak olarak Küfe’ye götürüldüler.Hz. Hüseyin,Hicret’in 61. yılı Muharrem ayının onuncu günü,ikindi vakti Kerbela’da işte böyle katledildi.Öldüğünde 56 yaşındaydı.
Kerbela olayından iki yıl sonra Yezid de öldü. Yerine geçen oğlu II.Muaviye halife ilan edildi.II. Muaviye çok farklı bir kişilik sergiledi.Hilafetinin 40.günü Ümeyye Camisi’nde verdiği hutbede,minbere çıkıp Allah’a hamd-ü sena ettikten,Peygamber’e salavat getirdikten sonra Aliyel- Mürteza’nın faziletlerini,üstünlüğünü ve Kerbela şehitlerine yapılan zulmü birer birer anlattı ve zalimlere lanet okuyarak şöyle devam etti.: “Ey nas! Biliniz ki ben, bu zulmün devamına tahammül edemem.Halifet makamı Ali’ye ve evladına ait bir makamdır.Ben bu hakkı gasbetmekten Allah’a sığınırım ve kendimi bu makamdan geri alıyorum.”dedi.Ne yazık ki Mervan o gece II. Muaviye’yi zehirleyerek öldürttü.Yerine kendisi halife oldu.
Hz.Hüseyin’i sevmek,onun yası,matemini tutmak her sohbette onu anmak ibadettir.Sevgileri üzerimize farzdır(sura:23) Allah,ehlibeytin sevgisinde bizleri mahrum etmesin.Hz.Hüseyin için bir damla göz yaşı ile koca rahmet deryası coşar.cehennem ateşini söndürür.(Mütaffilin:18’den 28’e kadar)
Allahümme salli ala seyyidine Hüseyni deşta Kerbela…