DÜŞÜNCELERİN BEDENİMİZE ETKİSİ
İnsan düşünen bir varlıktır. Bir gün doğa ,büyür,yaşar ve ölür.Bedenimizin motoru beyindir.İnsanoğlunu diğer canlılardan ayıran şey düşünerek karar vermesidir.Sıkıntılı ve yasa dışı düşünceler bedenimizi hasta yapar ve çöküntüye uğratır.Mantıklı düşünceler,güzel düşünceler,bedenimizi zinde tutar ve güzellik verir.Korkulu düşüncelerin bir insanı kurşun hızıyla öldürdüğü ve öldürmekte olduğu daima göze çarpar.Herhangi bir konuda korka korka yaşayan insanlar, en sonunda korktuklarına uğrarlar.Kötü düşünceler bütün sinir sistemini altüst eder.
Sağlıklı yaşamanın olmazsa olmaz koşulu kötü düşüncelerden (kıskançlık,hile, beddua,umutsuzluk ) uzak kalmaktır.İnsan yüzünün sertleşmesi,asıklaşması, var olan kötü düşüncelerin eseridir.Güneş ve havadan yoksun olan bir konutun sağlıklı olacağını söyleyemiyeceğimiz gibi, güçlü bir beden de parlak ,mutlu ve huzur verici düşüncelerin güneş ve havasıyla bayındır olmadıkça, vücut bulamaz.Kötü niyet içinde yaşayan bir adam, kendini bir zindana kendi eliyle tıkmış olur.Ama herkes hakkında iyi niyetler beslemek, herkesle iyi geçinmek,herkesin iyi tarafını arayıp bulmak,insanı en geniş özgürlük içinde yaşatır.
Düşünce, amaç ve hedefle bağlanmadıkça, büyük bir başarıya olanak kalmaz.Çünkü , ancak bir hedef izlemek sayesinde felaketlerden ve çarpışmalardan korunmaya olanak vardır.Yaşamlarında bir hedef olmayan kimseler birtakım telaşlara,korkulara, acılara uğrarlar.Her biri bir zayıflık belirtisi olan bu hareketler,insanı başarısızlıklara ve zarara uğratır.Bunun için insan kendine yasal bir hedef belirlemeli ve onu gerçekleştirmeye uğraşmalıdır.Maddeten bağnaz olan kimse özenli ve ciddi bir eğitimle kendini güçlendirebildiği gibi, düşünce bakımında zayıf olan kimse de aynı şekilde davranarak düşüncelerini güçlendirebilir.
Hedefsizliği ve zayıflığı bir tarafa bırakarak, bir hedef gözetleyip, düşünmek insani birdenbire, yaşamda her başarısızlığı, başar yolunda bir deney sayanların düzeyine yükseltir.Kendisine bir hedef belirleyen insanın yapacağı ilk iş sağa sola bakmadan bir hedefi gerçekleştirmek için, en doğru yolu bulmaya çalışmaktır.İlk iş korkuları ve kuşkuları gidermektir.Çünkü bunlar,çalışmanın dosdoğru yoluna gerilen ve bu yolu kesen engellerdir.
Bu dünya,oburu ,onursuz, günahkarı destekleyen bir dünya değildir.Tersine,bütün görünüşlere karşın ancak şerefli,iyi kalpli ve erdemli kimseyi destekler.Her devrin büyük mürşitleri,hep bu gerçeği anlatmışlardır. Her insan da düşüncelerini sürekli olarak yükseltmeye çalışarak erdem duygusunu güçlendirmekle ancak bu gerçeği kanıtlamış olur.
Daima soylu ve yüksek düşüncelerle dolu olan kimse en yüksek doruğa varan Güneş gibi, olgunlaşan ve bütünleşen Ay gibi, karakterlerini bütünleştirmiş olur ve insanları etkileyebilecek duruma gelir.İnsanın herhangi bir alanda kazandığı başarı gayretinin başına geçen bir taç,düşüncelerinin başına geçen bir çelenktir.Kendini kontrol, azimli hareket,dürüstlük ve iyi yönetilen düşünce sayesinde insan daima yükselir.İlkellik, kararsızlık,ahlaksızlık ve düşünce şaşkınlığıyla, insanı sürekli olarak alçaltır.
İşte, düşünce ve ruh dünyasında her başarı belirli hedeflere doğru idare edilen düşüncelerin ürünüdür.Bunların hepsi de aynı yasaya aynı yönteme bağlıdır. Aradaki fark, hedef farkıdır.
Büyük başarılar dileğiyle, büyük fedakarlıklara katlanmak zorundayız. Hoşça kalınız.