DÜŞ VE İDEAL
Bedenimiz, beynimizin uşağıdır.Neşeli ve güzel düşünceler,beynimize gençlik ve güzellik verir.İnsan kötü düşüncelere sahip oldukça kalp pis ve zehirli, kan taşır.Düşünce,her faaliyetin kaynağıdır.Kaynak temiz olursa, her şey de temiz olur.Temiz düşünceler temiz alışkanlıklar doğurur.Doksan yaşında bir kadın tanırım ki,yüzünde genç bir kızın masumluğu ve saflığıyla güler.Henüz orta yaşını aşmamış bir kişi de tanırım ki, yüzü müthiş kırışıklar içindedir.Birincisi güneşli ve neşeli bir mizacın,ikincisi tutku ve hoşnutsuzluk içinde yaşıyan bir mizacın sonucudur.
Düş adamları dünyanın kurtarıcılarıdır. Şu görünen dünyayı görünmeyen dünya beslediği gibi ,hatalar,günahlar,sıkıntılar içinde, ancak düşlerin verdiği avunçla beslenirler.Bestekarlar,heykeltıraşlar,resamlar,şairler,filozoflar,insanlığın kutsal yurdunu inşa eden mimarlardır.Bütün dünyanın güzelliğini onlara borçluyuz.
Kalbinde güzel bir düş,yüksek bir ideal taşıyan kimse bir gün mutlak onu gerçekleştirir.Düşlerinize ve ideallerinize saygı gösterin.Onların kalbinizde yarattığı müziği,beyninizde çizdiği resmin güzelliği,düşlerinize verdiği hızı,kutsallaştırın.Çünkü, bunların hepsinden kendinize yeni bir dünya kuracaksınız.
Dünyanın gördüğü her büyük başarı,ilk önce bir düştü.En büyük çınar,bir tohumda ve en güzel kuş,bir yumurta içinde saklıydı.Bugün içinde yaşadığımız koşullar,uygun olmayabilir.Ama siz bir ideal sahibiyseniz ve bu ideal için çalışıyorsanız,bu koşullarda çabuk değişir.Örneğin yoksul bir gençsiniz. Yaptığınız iş de güçtür. Öğrenim görmemiş bir gençtir.Zor koşullarda yaşıyor.Buna karşın bu genç daha iyi şeyler düşünüyor,daha ince,daha yüksek daha güzel tasarılar içindedir.Kendi kendine bir düş kurmakta ve bu düş peşinde koşmaktadır.Çok geçmeden,çalıştığı yer onu yaşam koşullarını değiştiren bir hızla ilerlediğini görürüz.Bir kaç yıl sonra bu genç olgun bir adam olur ve onun düşünsel gücü sayesinde daha çok iyi koşullar içinde olduğu göze çarpar.Hata onun yalnız kendi yaşamını değil,daha başkalarının da yaşam koşullarını değiştirdiği görülür.
İnsanların yaşamında yalnız emek ve yalnız emeğin sonucu vardır.Emeğin gücü,sonucun ölçüsüdür.Şans yoktur.Çünkü maddi,manevi,düşünsel,ruhsal bütün güçler,emek ürünüdür.Bunlar başarılmış düşünceler, gerçekleştirilmiş hedefler,emeller ve ideallerdir.İnsan,ancak kendini anlaması derecesinde huzura kavuşur.Çünkü kendini anlamakla başkalarını da anlar. Ve eşyalar arasındaki ilişkiyi daha iyi kaşfeder ve bu yüzden bir şey karşısında da telaş göstermez ve rahatsız olmaz
Güçlü ve sakin ada ,daima sevilir,saygı görür.Çünkü böyle bir kişi ,susuz bir çöl içindeki vaha ve fırtınalarda insanı barındıran kaya gibidir.Huzur,karekterin dengesini bulmasıdır.İnsan kültürünün son dersi budur.Çünkü , bu sayede yaşam çiçeklenir ve ruh meyvelerini verir.Huzura kavuşan bir yaşam,muradına ermiş bir yaşamdır.Çünkü bu yaşam,hiçbir dalganın oynatamayacağı, hiçbir kasırganın sarsamıyacağı gerçek okyanusunda yaşar.
Beyninizde yükselttiğiniz bir rüya, kalbiniz tahtına oturttuğunuz bir ideal,yaşamınızın kurucusudur.Kalbinizde güzel bir düş, yüksek bir ideal taşıyan kimse, bir gün mutlaka onları gerçekleştirmek ve yaşamını değiştirmek umuduyla yaşamıyor mu? Kristof Kolomb, yeni bir dünya bulmak düşleriyle kıtaları keşfetmedi mi? Kopernik, cihanın sanıldığından çok fazla geniş olduğuna dair birtakım düşlere girmedi mi? Birileri de lekesiz güzellik ve mükemmel huzur içinde yaşanan bir dünya düşlemedi mi?
Herkesin düşlediği bir fikrinin, gerçekleştirilmesi ve günün birinde o fikrini hayata koyması dileklerimle hoşca kalınız.Saygılarımla….