|
|
|
Alıştık bir kere |
|
|
|
Tarih : 10.03.2010 - 21:50:57 |
|
|
Bu memlekette herkesin ezberinde olan ve herkesçe peynir ekmek gibi bilinen bir gerçek var |
|
|
|
Bu memlekette herkesin ezberinde olan ve herkesçe peynir ekmek gibi bilinen bir gerçek var; taziyeler, başsağlığı dilemeler. Bizim insanımız hayatında gülmeyi unutmuş. Çünkü tarih boyunca gün görmemiş ki gülebilsin. Attığı her adımda önüne matem, alem, ızdırap çıkmış.
Anadolu’nun folkloruna edebiyatına ve şiir dünyasına bakınız yakınmadır ağlama sızlamadır.
Gelen vurmuş Anadolu insanını, giden vurmuş, eşkıyalar, beyler, ağalar manevi yönüne ambargo koymuş toplumun etkin kesimleri Anadolu insanını bir düşünemez yaratık olarak şekillendirilmiş.
Alışmışız bir kere, gelen hatta kuldan gelen belayı Tanrı işi, O’nun değişmez kaderi olarak görmüşüz, öyle değerlendirmişiz.
Elazığ’daki depreme bakın ve mantık süzgecine tabi tutup da değerlendirin o taş ve kerpiç yığınları arasında, hatta altında insan yaşayabilir mi?
Başbakan: “Ben dört tane bakanımı oraya gönderdim incelemeler yapacaklar” diyor. Öyle sanıyorum ki o bakanlar hayatlarını kaybedenlerle ne sohbet edebilir, ne de onları diriltebilir.
“Allah rahmet eylesin yakınlarının başı sağ olsun” klasik ve vazgeçemediğimiz bir deyim.
Başbakan: “Kerpiç evlerin bedeli büyük olmuştur” diyor. Bizim anladığımız kadarı ile bu depreme kadar Anadolu insanının moloz taş ve çürük kerpiç evlerde binbir tehlikeyi göze alarak yaşadığını başbakan bilmiyor imiş. Yazık ki ne yazık!
TOKİ lüks apartmanlar işyerleri kursun zenginlerle el sıkışsın Anadolu insanın yüzde yetmişi depremin getireceği ölümü bekliyor. |
|
|
|
|
|
 |
33 Kişi Tarafından Okundu. |
|
Yorum ( 0 )
|
|
|
|
|
Kayıtlı Yorum Bulunmuyor. |
|
|
|
|
Bu Yazara Ait Diğer Yazılar |
|
|
|
|