Elazığ’da 6 şiddetinde bir deprem oldu, gecenin saat 4.32’de avlandı fakir fukaralar.
Elazığ’da 6 şiddetinde bir deprem oldu, gecenin saat 4.32’de avlandı fakir fukaralar. Neye uğradıklarına şaşırdılar. Şaşırmaya ve sormaya da vakit bulamadılar, çünkü her şey bir anda olupbitti.
O fakirlerin ölenlerine Tanrı’dan rahmet ve sağ kalanlara da başsağlığı diliyoruz.
Fakirlerin diyorum, çünkü ölenlerin tümü en azından rahatça midesini doyurmak olanağından yoksun.
Bakanlar yola koyulmuş deprem bölgesine doğru koşar adım gidiyorlar, acele yetişip depremzedelerin yaralarını saracaklar. Biz dayanışma içinde olan merhametli yardım seven insanlarız daha doğrusu toplumlarız.
Biz şanlı bir tarihin mirasçısı olarak ve de haklı olarak övünürüz. Çünkü Selçuki devrini bir tarafa bırakırsak Osmanlı Cumhuriyet olarak 700 yıllık bir tarihimiz var ama doluda.
700 yıl var ki, biz evlatlarımızı toprak anaya doğurtuyor, toprak anaya teslim ediyoruz. Bizde tarih bilinci olsaydı 700 yıl içinde kaç kere deprem ve sonuç olarak yıkım olmuş, kaç milyon kişi toprak altında can vermiş bilebilirdik.
Bugün dahi Anadolu’ya, başkent Ankara köylerine bakın genel olarak toprak damlı evler görürsünüz.
Sömürmüşler, sömürmüşler, saraylar kâşaneler yapmış semirmişler, semirmişler.
Anadolu sömürücü ve soyguncuların zenginlik kaynağı. Gelin, koşun, yaraları sarın. Toprak altında can veren dedeyi, anayı bebeği, bacıyı çocuğu genci yeniden diriltin bakalım. Yaralar sarılmış normal ve o fakir iade edilmiş mi oluyor. Türkiye’de depremlerin süreceğini herkes biliyor. Kerpiç ve toprak konutlar ölüm tuzağıdır, gelin kökten bunun çaresine bakalım diyen yok. Bülent Arınç ağzıyla tüüüh be!
Zaten başları sağdır ve umurlarında değildir.Başları saraylarda trilyonları tüketirken onlar ekmek bulamazlar.
Başları sağolsun.Çadır kent kurulur,bir kırık ekmek verilir,nutuk çekilir.Başları sağolsun.
Başları sağolsun,zaten hep başlara dua edilir.Ölen ölür kalan sağlar bizimdir derler.
Başları sağolsun.Vatandaş çürük evlerde oturmuyorlar,Oturtuyorlar.
.....oturtuyorlar.