Ben şahsen 1950’den 1960’a kadar süren çok partili yönetimin bütün detaylarını gördüm.
Ben şahsen 1950’den 1960’a kadar süren çok partili yönetimin bütün detaylarını gördüm. DP’nin kamuoyu tarafından nasıl bir coşku ile desteklendiğini, iki devre nasıl iktidar yapıldığını adım adım izledim; o zaman da bir yazar olarak tahliller yaptım, DP’nin adım adım nasıl yıprandığına tanık oldum.
DP’nin ilk gençlik kolu başkanı bendim. Geleceği aşağı yukarı görüyordum. DP orduya (yani askere) karşıydı. Yargıdan hoşlanmıyor, üniversite hocalarına “bu papazlar” diye hitap ediyordu. Muhalefetten kurtulmak, iktidarını uzatmak içi içine girmediği, denemediği tertip kalmıyordu.
Bunca askeri karşına almak hayra alamet olmaz denildiğinde, Adnan Menderes: “Ben orduyu yedek subaylarla dahi idare ederim” diyecek kadar her çılgınlığı göze alacak duruma gelmişti.
Bir konuşmasında Sayın Erdoğan’ın kendini Menderes’le kıyaslar anlamda ifadeler kullandığını gördük.
Şimdi değerli paşalarımıza ve yüksek rütbeli askerlerimize reva görülen istiskali görünce acaba AKP orduyu yedek subaylarla mı idare etmek istiyor diye çağrışımlara kapılıyoruz. Yine DP, yine Menderes, Yargı mensupları ile de hoş değildi. Erdoğan bir zaman sorunun çözümünü “ulemaya sormalı” diyerek büyük bir gaf yapmıştı.
Çılgınlığın, inatlaşmaların çok ileri gitmemesini millet olarak diliyoruz ama bu davranışların gelişmesini biraz da Kürt açılımını arka plana itmek için ortaya dökülen tertipler olduğunu düşünürsek herhalde hayalperestlik olmaz.
Kürt açılımı demek,PKK yı meşrulaştırmak demektir,Kürt dahi bu açılımı beğenmedi.PKK hiç beğenmedi.b,r tek beğenen var.Avrupa birliği ve Amerika,Talimatı ise İngiltereden aldılar.Ermeni ve Kürdü kullandılar.
Kürt açılımı,Erdoğanı açoğa alacaktır.
Tavsiyem şudur.
Fazla açılma,Namus elden gider.
Fazla açılma,Bu kış günü üşürsün.
Fazla açılma.Ekonomi iflas eder israf etmek doğru değildir.
Fazla açılma,Altından çıkamazsın.