Türkiye’de olaylar öylesine karmaşık bir halde ki Ergenekon ne, diğer tabirlerle anılan olayların öyle ahım şahım şeyler olmadığı şimdi sahip çıkmayan birileri tarafından üretildiği, figüran olarak da Taraf denilen gazetenin seçildiği anlaşılıyor.
Türkiye’de olaylar öylesine karmaşık bir halde ki Ergenekon ne, diğer tabirlerle anılan olayların öyle ahım şahım şeyler olmadığı şimdi sahip çıkmayan birileri tarafından üretildiği, figüran olarak da Taraf denilen gazetenin seçildiği anlaşılıyor.
Asıl bize göre önemli olan ve hatta tehlikeli olan, ne biliyor musunuz; Başbakana olayların net ve doğru olarak sunulmadığı, aktarılmadığı. Tekel işçileri davasında, Başbakanın işçileri dinledikten sonra: “Bunları bana doğru olarak anlatmıyorsunuz?” tarzındaki siteminden anlıyoruz.
Bir başbakan milletin dertlerini bilmiyor, çevresi doğru aktarmıyorsa, o ülkenin güvenli, yaşama uygun olduğu söylenemez.
Bunca yapılan baskınlardan, tutuklamalardan elde edilen, haklı denilecek ne var orta yerde? Koskocaman bir hiç!...
Perde gerisinde senaryoları ve ipleri hazırlayan bir ekip, perde önünde de figüranlar iplere uyarak görevlerini sürdürüyorlar.
Bir takım önemli ve etkili kişiler tutuklanıyor ama suç belirtilemiyor, cezai sonucu ulaşılamıyor.
Halbuki devletin her işlevi adalet kokmalıdır. Adalet kokmayan eylem ve işlemlere uygun görülecek tek sıfat zulümdür, zalimane uygulamalardır.
İpleri ellerinde tutanlar sanki hiçbir şeyden haberleri yokmuş gibi davranıyorlar. Üstelik bir de: “Bırakın hukuk işlesin, bizim gibi uzak durun” gibi sitemlerini de dile getiriyorlar. Her şeye rağmen, iplerin işaret ettiği gibi senaryolar, büyük bir rahatlık içinde sürdürülüyor.