Sevgili okurlarımız, bugün Gazetemizin kuruluşunun 54’ncü yılı, basılı yayın olarak 53 yılı geride bırakıp 54’ncü yılımıza girmekteyiz geride kalan koskoca 53 yıl boyunca Şark Telgraf gazetesi olarak Muş’ta basılı yayın olarak ilimizin sorunlarını şeffaf ve ilkeli bir şekilde dile getirmenin mutluluğunu yaşamaktayız.
Şark Telgraf gazetesi kurulduğundan bu yana hancı, bizlerde yolcu olduk, bu handa birçok fırtınalar ve hatta kasırgalar yaşadık, kimi zaman bu şiddetli fırtınaların karşısında durduk, direndik, karşımızdaki bozuk olan her türlü düzene, tehdide ve haksızlığa karşı hep dik olduk olmaya da devam etmekteyiz, gözümüzün gördüğü yüreğimizin kaldırmadığı zulüm ve yanlışlıkları şimdi olduğu gibi bize zararda verse bile nidamızı yükselterek haykırdık ve bu sayede karşımızdaki bu kasırgalardan hep güçlenerek çıktık çıkmaya da devam etmekteyiz.
Doğruluğu kendimize ilke edinirken doğruluktan ve haktan kaçıp haksızlıkları kendine mesken edenlere karşı ne kadar güçlü ve yetkili olurlarsa olsun tek silahımız olan kalemimizle mücadele içinde olmaktan hiçbir zaman bıkmadık usanmadık, bilakis bu mücadelelerin bizleri daha onurlu ve güçlü kılacağından sonuna kadar sürdürdük. Gördüğümüz yanlışlara doğru, doğrulara da yanış demedik, 53 yıllık yayın hayatımızda, kimseye menfaatlerimizi korumak için yalakalık etmedik, gazetemizi kendi menfaatlerimiz doğrultusunda bir silah olarak görmedik, bundan sonrada görmeyeceğiz.
İlimiz kalkınmada olduğu gibi bir çok anlamda da son sıralarda yer almaktadır, bizler Şark Telgraf ailesi olarak ilimizin bu kısırdöngüden kurtulması için her dönemde birçok ilkleri gerçekleştirip birçok gelişmenin ilk adımcısı olduk çünkü Şark Telgraf gazetesinin en öncelikli hedefi Muş’umuzun içinde bulunduğu geri kalkılmışlıktan kurtulmasıdır. Bunların bir örneğini 2000 yılında duayenimiz ve Gazetemizin kuruluşundan bu yana içinde bilfiil olan büyük üstadımız Osman Nuri Türelinin mimarı olup gazetemizde başlattığımız “Muş Alparslan Üniversitesini İstiyoruz” sloganlı kampanyadır, siz saygıdeğer halkımızla beraber yürüttüğümüz bu kampanyamızın sonunda Muş Alparslan Üniversitemiz kuruluş temellerini tamamlamak üzeredir, basın olarak gücümüzü ve yapabileceklerimizi bu gibi olaylarda görmek bizleri her zaman mutlu edip ilimiz için kalemimizle bundan sonraki yapacağımız hizmetlerde bize güç vermiştir.
Saygıdeğer okurlarımız yapımız gereği haksızlıklara ve haksızlık yapanlara karşı duruşumuzdan, bugün gazetemize karşı bazı kesimler kendileri gibi olan çanakçıları ile beraber sebebini bilmediğimiz kin ve nefretle bizlere savaş açmıştır, geçtiğimiz aylarda gazetemiz üzerinde bazı art niyetli kişilerin ve onların çanakçılarının başlatmış olduğu ve sonucunda istemediğimiz olayların gerçekleştiği, sonuç olarak da mahkemelere akseden bir dizi olaylar yaşamış bulunmaktayız, bu olaylar neticesinde savaşta alamadıklarını masa başında alma düşüncesinde olan kişiler tarafından gazetemiz bir dizi haksız durumlarla karşılaşmış olup, gazetemizin ismine ait Korsan bir Şark Telgraf gazetesi yayınlanmış ve bu yayından dolayı gazetemizin ilanlarına hiçbir kanuni sebep gösterilmeden Valilik Makamı tarafından tedbir konulmuştur, geçen süreçte yüce Türk Adaleti bu hususta da gerekli adil kararını vermiş ve gazetemizin ilan almasına engel gösterilen yayını durdurmuş ve vuku bulan bu husus hakkında ise aleyhimizde verilen mahkeme kararının kesinleşmesi gerektiği vurgusuna yer verilmiştir.
Gelişen bu olay karşısında çıkan bu korsan Şark Telgraf gazetesinin yasal olmadığını, bunun bizim ilan almamıza engel olmaması gerektiğini defalarca yetkili makamlara izah etmemize rağmen, bu makamlarca “Türkiye Cumhuriyeti Devleti Sosyal Hukuk Devletidir” deyip aleyhimizde verilen mahkeme kararı hakkında kendi kafalarınca hüküm vermişlerdir. Mahkeme kararları hakkında olmayan yetkileriyle hukuki yazışmalarda bulunanlar şimdi elimizdeki mahkeme kararı karşısında gözlerini kapatarak, gazetemizin yasal bir şekilde yayınlama hakkı olan ilanlarını vermemelerine halen bir kanuni sebep belirtememiştir. Yaşanan bu olaylar sırasında resmi makamlara yapmış olduğumuz itirazlar neticesinde haksız olduğumuz yönünde verilmiş resmi yazışmalara karşın Yüce Türk Adaletinin vermiş olduğu kararlar resmi makamlarca haksız olarak belirtilen hususlarda tam aksine kararlar vermiş, buda bizlerin haklılığını duruşumuzun doğruluğunu bir kez daha ıspatlamıştır, geçmişte yaşadığımız fırtına ve haksızlıklar karşısında dururken tek dayanağımız olan Yüce Türk Adaleti bugünde en büyük güvencemiz konumundadır, bizler makam kapılarında yalakalık yapıp kendi sorun ve rantlarımız için makam kapılarını aşındırmadık bu günden sonrada aşındırmayacağız, o makamlara ancak halkımızın sorunlarını anlatmak için gideceğiz, bizlere yapılan haksızlıklara karşı geçmişte olduğu gibi gideceğimiz ve şuan itibari ile gitmiş olduğumuz tek yer Yüce Türk Adaleti olacaktır.
Siz saygı değer okurlarımızla nice yılları geçirmeği temenni ediyor önümüzdeki yıllarda sizlerle beraber yaşayacağımız her türlü sıkıntılarımızı beraber ilkeli dürüst bir şekilde “Eğriye Eğri, Doğruya Doğru” bilinciyle aşmanın gayreti içinde olacağız.