Köprüler, insanoğlu var olduğu sürece insanlığın en önemli ulaşım aracı olurken, Milli Eğitim Bakanlığı öyle bir köprü kurdu ki hiç eskimeyecek, hiç yıkılmayacak ve gün geçtikçe güçlenecek bir köprü.
Geçen yıl yaz mevsiminde Trabzon iline giden Muşlu çocuklarımız bu defa Trabzon’dan gelen çocukları ağırlarken ortaya çıkan manzara gerçekten görülmeye değerdi.
Önceki akşam Muş’a gelen Trabzonlu çocuklar dün sabah Muşlu arkadaşları ile bir araya gelip yaşamları boyunca sürecek, belki çocuklarına kadar uzanacak öyle bir köprü kurdular ki… Dün, gün boyunca gördüğüm manzara karşısında bu projenin hiç bitmeden hep devam etmesi gerektiğine gönülden inandım.
Sabah saatlerinde Vali Erdoğan Bektaş’ın hemşerisi olan çocukları ziyaretinin ardından okullarda belirlenen öğrenciler ile aileleri misafir öğrencilerle buluşturuldular. Yaz mevsiminde kendilerini ağırlamakta hiçbir kusur işlemeyen ve en iyi şekilde ağırlayan Trabzonlu arkadaşlarına en büyük ilgi ve misafirperverliği göstermek için çırpınıp durdular.
Trabzonlu arkadaşlarını yanlarına alarak Muş’u gezdiren, okullarını gösteren ve evlerine götürüp birlikte yemek yedikten sonra hediyeler veren Muşlu çocukları misafirleri ile gördüğümde projeyi hayata geçirenleri takdir ettim.
Dün çarşıda gruplar halinde dolaşan geleceğimizin teminatı çocuklarımızın omuz omuza yürümeleri, görmek isteyenlere çok şey anlattı. Biz buyuz işte. Biz hep el ele hep birlik ve beraberlik içinde olmalıyız dedim bir kez daha.
Esnaflar, çarşıdaki yoğunluktan ötürü memlekete misafir geldiğini anlayınca çocuklara büyük ilgi gösterip, sevgisini aktarmaya çalıştı. Bu manzarayı görünce ‘Sayın Hüseyin Çelik, bu projenin bitirilmesi doğru olmaz’ diye düşündüm. Doğuyu batıya, batıyı doğuya taşımaya devam etmeliyiz dedim. Örf, adet, gelenek ve göreneklerimizi, sevgimizi paylaşmalıyız dedim.
Bu proje ile ne köprüler kuruldu kim bilir, gelecekte ne güzel faydalar sağlanacak bilinmez. Ama bilinen şu ki; bu hayat köprüsü kurulan sevgi, dostluk köprüleri ile daha çok nakışlanacak.