Yıllar sonra siyaset sahnesinde sonunda bizim de bir bakanımız oldu dedik, hem de ne bakan, Sanayi ve Ticaret Bakanı, üstelik ülkenin ticaretini yöneten kişi, tamam dedik, ağzımızın salyaları akmadı değil, ovamızdaki hayali fabrika bacalarının tüttüğünü sabahın erken saatlerinde fabrika servislerini bekleyen işçiler, fabrikaların ve tesislerin birinin temeli atılırken diğerlerinin açılışı yapılıyor vesaire. İki yıla yaklaşan bakanlık dönemi oldu ama bizim hemşomuzdan ses seda yok, ne gelen var ne de giden.
Umut fakirin ekmeği demişler, Zafer Çağlayan, bakan olmadan önce ne iş yapıyordu? Türkiye’nin en önemli beş odasından biri olan ASO’da başkanlık yapıyordu, hem de öyle tuz buz başkan değil, bırakın Türkiye’yi dünyanın birçok yerinde önemli kişilerle irtibatı vardı. Peki, bizim bu hemşomuz bu zaman zarfında bir Muşluya bir tas aş bir tek iş sağladı mı? Ben bilmiyorum bileniniz var mı lütfen bana söylesin?
Şimdi de diyorlar ki hemşomuzu Bitlisliler alıyormuş onun için Mutkilidir ya ne Muşlusu TEKEL ve Orman’dan sonra onu da kapmanın peşindelermiş. Hal böyle olunca hemşomuzun Muş’umuza yapacağı hizmetler de herhalde Bitlis’e gidecek sanırım. Ne diyelim Bitlisli kardeşlerimize, biz hayrını göremedik bari size yarasın, alın... kullanın, ha unutmadan, üstüne iki tane hem de iktidar partisinin vekilini bonus olarak veriyoruz hem onlar size kendi vekillerinizden çok çalıştı tekeli ve ormanı almanızda olduğu gibi.
Adam Unakıtan ile sırt sırta vermiş ülkenin tüm değerli varlıklarını yabancılara biran önce peşkeş çekip iktidarlarını biraz daha uzatmanın planlarını yapıyor, bizler onun nüfus kağıdındaki doğum yerini tartışıyoruz, yok kardeşim sen bizim hemşomuz olma bizim on tane böyle bakanımız olacağına bir tane Şehmuz Solgun’umuz olsun.